Jetonun Sesi: Efsanevi Atari Makinelerinden Bugüne Mostek Hikayesi

Sene 1990… Sokak aralarından gelen o tanıdık melodiler, jetonun metalik “çın” sesi ve tüplü ekranların yaydığı o büyülü ışık. Eğer o yılları yaşadıysanız, bir oyun salonuna girmenin yarattığı heyecanı çok iyi bilirsiniz.
Mostek Elektronik olarak hikayemiz, bugün artık birer “antika” sayılan ama döneminin efsanesi olan o Arcade (Atari) makineleriyle başladı.
Tüplü Ekranların ve Joystick’lerin Altın Çağı
Şimdiki dokunmatik ekranların ve sanal gerçekliğin olmadığı bir dünyada, eğlencenin kralı joystickler ve renkli butonlardı.
Kuruluş yıllarımızda atölyemizden çıkan her makine, aslında birer el emeği ürünüydü. O meşhur 3-5 butonlu panelleri tasarlarken, oyuncuların Street Fighter oynarken tuşlara ne kadar sert basacağını hesaplardık. Ağır, tüplü televizyon ekranlarını ahşap kabinlere yerleştirirken gösterdiğimiz hassasiyet, bugünkü mühendislik kalitemizin temellerini attı.
O gün ürettiğimiz makineler sadece birer elektronik cihaz değildi; okul çıkışlarında arkadaşların toplandığı, rekabetin ve dostluğun paylaşıldığı sosyal alanların kalbiydi.
Denemekten Asla Korkmadık: Fotoğraf Otomatları ve Baston Matik

Mostek Elektronik’in genlerinde sadece üretim değil, aynı zamanda “yenilik arayışı” vardır. Atari makineleriyle başlayan serüvenimizde, sektörde denenmemişi denemekten hiç çekinmedik.
- Fotoğraf Çeken Makineler: Akıllı telefonların ve Instagram filtrelerinin henüz hayal bile edilmediği dönemlerde, insanların en komik anlarını ölümsüzleştiren, farklı filtrelerle anında baskı veren fotoğraf otomatları ürettik.
- Baston Matik: Döneminin en ilgi çekici “oyna-kazan” makinelerinden biriydi. Mekaniği ve oyuncuya verdiği heyecanla, bugünkü hediye veren otomatlarımızın atası sayılabilir.
Bu ürünler şu an üretim bandımızda olmasa da, bize çok önemli bir şey öğrettiler: Müşteri neye heyecanlanır?
Geçmişten Geleceğe Ustalık
Bugün Mostek Elektronik fabrikasında son teknoloji lazer kesimler, hassas elektronik kartlar ve dijital ekranlı makineler üretiliyor olabilir. Ancak değişmeyen tek bir şey var: 1990’da o ilk atari makinesinin vidasını sıkarken duyduğumuz heyecan ve kalite tutkusu.

Dünün tüplü ekranlarında öğrendiğimiz dayanıklılık derslerini, bugünün Boks Makineleri ve Kepçe Otomatlarında uygulamaya devam ediyoruz.
Geçmişimizle gurur duyuyor, geleceği tasarlamaya devam ediyoruz.
Share this content:


